Remarks by H.E. Mr. Feridun Sinirlioğlu, Permanent Representative of Turkey to the U.N. in the Reception held on the occasion of the 95th Anniversary of the Proclamation of the Republic of Turkey

Feridun H. Sinirlioğlu 29.10.2018
Ladies and gentlemen, thank you for joining us.
Tonight, we are honoured to celebrate the 95th anniversary of the Republic of Turkey.
The proclamation of the Republic in 1923 was the remarkable achievement of Turkey under the leadership of Mustafa Kemal Atatürk.
It was also a source of inspiration to other nations.
It paved the way for national liberation movements all around the world.
Over the years, as a founding member of the UN, Turkey has played a constructive and stabilizing role in its region and beyond.
Esteemed guests,
Global crises require global action. We cannot ignore the suffering of other peoples.
This is why Turkey hosts more than four million migrants and contributes to humanitarian efforts all around the world.
This is why Turkey is at the forefront of the fight against terrorism and plays a key role in regional peace and stability.
It is clear that our actions cannot be guided by self-defined norms.
Effective multilateralism and a rule-based international system hold the key towards a peaceful and better world for all.
Unilateralism, protectionism and confrontation will make us all weaker.
Therefore, we should continue to defend international law and cooperation in addressing the challenges of today.
In approaching the centennial of our Republic, we are committed to a world that is more equal, peaceful and prosperous.
Now, I would like to make a few remarks in Turkish.


Saygıdeğer konuklar, değerli vatandaşlarımız,
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. yıldönümünü sizlerle beraber kutlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Türkiye, 1923 yılından bu yana çok önemli başarılara imza attı.
Ekonomiden sağlık sektörüne, savunma sanayiinden kültür alanına, bugün çok daha büyük, çok daha güçlü bir Türkiye var.
Bizler, işte bu bilinçle hareket ediyoruz.
Ancak bazı kazanımlar var ki rakamlarla ifade edilemiyor.
Cumhuriyetimizin en büyük başarıları arasında, anayasal demokrasiyi tesis etmesi; vatandaşlarımıza fırsat eşitliği sağlaması yer alıyor.
Çevremizdeki ülkelerde yaşananlara baktığımızda, geldiğimiz noktanın önemini çok daha iyi kavrıyoruz.
Öte yandan, demokrasimiz ve özgürlüğümüz sürekli korumamız gereken değerlerdir.
Bu değerlerimize yönelik tehdidi, en son 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık ve gereken mücadeleyi millet olarak gösterdik.
Demokratik ve laik yapısı, sosyo-kültürel zenginlikleriyle Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha parlak bir gelecek bekliyor.
Bundan hiç şüpheniz olmasın. Bunun için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Thank you all, for being with us tonight.