Türkiye Cumhuriyeti

Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği

Temsilcilik Duyurusu

Büyükelçi Namık Tan'ın Atatürk'ün Ebediyete İntikalinin 75. Yıldönümü Münasebetiyle Amerikan Türk Toplumuna Yönelik Mesajı , 10.11.2013

Kurtuluş Savaşımızın başkumandanı, Cumhuriyetimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin 75. yıldönümünde minnet ve şükranla anıyoruz.
 

Cumhuriyetimizi kurduğunda sadece 42 yaşında olan Atatürk, hayata gözlerini yumduğunda henüz 57 yaşında idi. Ancak o kısa ve özveriyle dolu hayata sığdırmayı başardıklarından ötürü eminim ki son derece müsterih idi. “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözleriyle Cumhuriyetimizi bizlere emanet etmişti.
 

Her 10 Kasım’da Atamızın fevkalade erken bir yaşta aramızdan ayrılışından ötürü derin bir üzüntü hissetmemiz normaldir. Fakat dünyanın en müstesna bir komutan ve devlet adamına milletimizin en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde sahip olmanın gurur ve ayrıcalığı,  O’nu kaybetmenin üzüntüsünün yanında esasen sönük kalmaktadır.
 

Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan emsalsiz bir zafer niteliğindeki Kurtuluş Savaşımız, emperyalist güçlerin baskısı altında ezilen birçok halkın bağımsızlık mücadelesi için ilham kaynağı olmuştur. Temelleri Atatürk tarafından atılan demokratik ve laik devlet yapımız, bölgemizde sancılı bir dönüşüm süreci içinde bulunan birçok ülke için örnek gösterilmektedir.
 

Kanımca Atatürk’ün en büyük başarısı, geleneksellik ile modernleşmeyi evrensel değerler temelinde meczetmek suretiyle, İslam alemi içerisinde halen eşi ve benzeri bulunmayan güçlü bir sentez yaratmış olmasıdır. O’nun kurduğu sağlam temeller üzerinde 90 yaşını dolduran Türkiye Cumhuriyeti devleti bugün demokratik ve laik yapısı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi temel değerlere bağlılığı, güçlü ekonomisi, genç ve eğitimli nüfusuyla tüm bölgemize ilham veren, istikrar ve refah yayan bir ülke konumundadır. Aradan 90 yıl geçmesine rağmen İslam alemi içerisinde bu kazanımlara erişebilen başka bir ülke olmamıştır. Türkiye’yi bugün bölgemizde farklı ve güçlü kılan da işte bu kazanımlardır.
 

Atatürk’ün yarattığı bu güçlü sentez, günümüzde “kültürler ve dinler çatışması” teorilerinin en etkili panzehiri olarak görülmektedir. Yine Atatürk’ün mirası olan “Yurtta Barış, Cihanda Barış” ilkesi, gerçekçi ve pragmatik bir kılavuz olarak Türk dış politikasına ışık tutmayı sürdürmektedir.  O’nun belirlediği “muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi” ise mevcut kazanımlarımızı her alanda daha ileriye taşımamız için çok çalışmaya devam etmemiz ve atalete düşmememiz konusunda bizi uyarmaktadır.
 

İşte bu yüzden, kimi tarihçileri “ideolojiler son buldu, tarihin sonu geldi” şeklinde çıkarımlara sürükleyen köklü küresel değişikliklerin yaşandığı günümüzde, Atatürk önemini ve güncelliğini muhafaza etmekte, yeni nesillere ışık tutmayı sürdürmektedir.
 

Ebediyete intikalinin 75. yıldönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük devlet adamı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha yürekten anmayı görev biliyor, O’nun aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.